Euro 8 TL olmuştur ve böylece yaptığım projeyi hızlandırmak gerektiğinin farkına vardım. Aslında pandemi sürecinde, Avrupa planlarımın suya düştüğü bu dönemde, dijitalde Avrupa’yı gezerek canlısı kadar olmasa da kendimi tatmin etmeyi başarmıştım. Daha sonraki adım ise bunu yurt dışına çıkamayan bir çok kişiyle paylaşarak, onların da bu duyguyu tatmasını istiyordum. Fiziken gezemediğiniz yerleri dijitalde gezdiğinizi ve aynı zamanda da orada fotoğraf çekilebildiğinizi düşünün. Bir şehri gezdiniz, orada anı kalması için fotoğraflarınız da var, o zaman ilk keşif yerimiz olan Vatikan için yollara düşelim. Euro’nun ve hatta doların arttığı bu dönemlerde yurt dışına çıkmak daha da zorlaşırken bunu nasıl yapabiliriz peki?

Yazı serisi olarak takip edebileceğiniz, aynı zamanda podcast olarak dinleyebileceğiniz harika bir deneyim anlatıyor olacağım sizlere. Bu çok kanallı deneyime hazırsanız başlayalım. 

Gözlerinizi kapatın. Şimdi sizinle zamanda küçük bir yolculuk yapacağız. Öyle ileriye veya geriye değil. Farklı bir ‘an’a. 

   İstanbul Havalimanından Roma Fiumicino Havalimanına direkt seferle uçtunuz. Oradan trene bindiniz ve ardından Termini Tren İstasyonundan da belediye otobüsüne bindiniz. İşte geldik, artık gözlerinizi açabilirsiniz. Ya da her şeyi başa sarın. Evdesiniz ve bu sefer kendi gözlerinizi değil bilgisayarınızı açtınız. Google.com/search/ “Dünyanın en küçük ülkesi”, enter.

Karşınızda Tüm İhtişamıyla Vatikan Şehri

Aziz Petrus Bazilikası

   Vatikan, 1984 yılından itibaren UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunmaktadır. Bağımsızlığını ise henüz yeni sayılabilecek bir tarihte, 1929 yılında Mussolini’nin onayıyla kazanmıştır.  İlginçtir ki Roma’da İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuş. Fakat Vatikan bu tepeler üzerinde değildir. Bana göre Vatikan’ın ilgimi çeken bir diğer yanı İzmir’in Karşıyaka semtini hatırlatması. Kendinden daha büyük bir yerin içinde ama kendisi yeni bir dünya oluşturmuş.  

Bir şehri en iyi tarihi tanıtır insana diyerek şehri tanımaya önce müzesinden başlıyoruz. Sanal müze gezmenin en güzel yanı yapıtları istediğiniz süre boyunca izleyebilirsiniz. Arkanızda bakmak için sıra bekleyen yok, zaman kısıtınız yok, yorulmak yok. Doya doya inceleyin eserleri.

Okuduğum bir blog yazısında sanata ve mimariye ilginiz varsa, Vatikan’ı gezerken ayaklarınıza kara sular inebileceğini söylüyordu. Şanlısınız ki bu turla en fazla gözleriniz bakmaktan yorulacak. Özellikle Vatikan’daki müzeler, dünyanın en zengin müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. Meşhur Vatikan Müzesini sanal olarak gezmek isterseniz bu link üzerinden ulaşabilirsiniz. Sanal müze gezilerinizde tura başlamadan önce tavsiyem, o ülkeye ait müzikler dinlemek olacaktır. Vatikan gezinizde bu tarz bir müzik dinleyebilirsiniz, kedinizi o ortamda hissetmek için destekleyici olacaktır. Aynı zamanda sitedeki tur ekranını en büyük seviyeye getirmeyi unutmayın. Tur sırasındaki keşfi sizlere bırakıyorum fakat eserleri bilinçli olarak inceleyebilmeniz açısından birkaç önemli yapı hakkında bilgilendirme yapacağım.

   Vatikan’da özellikle bakmanızı istediğim bir yer var. Sistine Şapeli. Vikipedia’ya göre; Papa’nın resmi ikametgâhı Apostol Sarayı’nda bulunan bir şapel. Hem dini hem de sivil papalık etkinliklerine ev sahipliği yapan bir yer. Şanslısınız ki normalde Sistine Şapheli’ne girmek için Vatikan Müzesi’nden dolanmanız gerekmektedir. Fakat sanal turda geziyorsanız Sistine Şapeli’ni bulmanız saniyeler alacaktır.

Sistine Şapheli/ Ademin Yartılışı Freski Parlak Olan Fresk

Peki Bu Şaphel’de Görülmesi Gerekenler Neler?

Vatikan Müzesi’ndeki Sarmal Merdivenleri malesef sanal turda göremiyoruz. Fakat Sistine Şapeli’ndeki meşhur ‘Ademin Yaratılışı, Son Yargı ve İlk Günah’ gibi birçok freski görebilmek mümkün. Şapel’den içeriye girdiğinizde ikinci kısıma geçin ve her yeri fresklerle dolu olan duvarları doyasıya inceleyin. Aradığınız ‘Ademin Yaratılışı’ freski ise tavanda sondan 4. freskte onu bulabilirsiniz. Karşınızda gördüğünüz olağanüstü fresk, Yüksek Rönesans dönemine ait olup 1511 yılında yapılmış. İşin ilginç tarafı bu kadar meşhur bir freski eskiden kafamda sadece duvarda asılı bir tablo olarak düşünürdüm. Sanal turla biraz daha kültürlenerek aslında etrafında 33 adet daha fresklerin olduğunu öğrendim. Bu sebeple ilk baktığınızda bir çok freskin içinde onu bulmanız biraz zaman alabilir. Michelangelo’yu Vatikan’ın birçok yerinde görebiliyoruz. En başarılı olanlarından biri Sistine Şapeli olsa da aynı zamanda Vatikan’ın sahip olduğu paralı askerlerin kıyafetlerini de Michelangelo tasarlamıştır.  

   Sistine Şapheli’nden sonra gezmeniz gereken bir diğer müze Raphaello’nun Odaları. Yapımı 16 yıl sürmüş ve Raphaello tamamlayamadan vefat etmiş. Bu odaları bir zamanlar yemek odası olarak değerlendirmişler. İlk gördüğümde aklıma direk Osmanlı sarayları geldi. Osmanlı Dönemi eserlerine baktığımızda insan figürleri hiç kullanılmamış olsa da bu ağırlığı aslında renk ve desenlerle verdiklerini düşünüyorum. Hazır Raphaello’dan bahsetmişken biraz müzelerden sokağa doğru çıkalım ve Raphaello’nun 1520 yılında, doğum gününde vefat ettiği evi inceleyelim. 

Aziz Petrus Meydanı- Dikilitaş

Dünyanın en büyük Hristiyan Bazilikası olan Aziz Petrus Bazilikası’nı buradan gezebilirsiniz. Bazilika’nın bölümlerinin yer aldığı aynı zaman da bir çok farklı açıdan gezebileceğiniz bu sanal turda en çok ilgimi çeken bu bölüm oldu. Bazilika’nın tavanındaki müthiş işçilik görülmeye değer. Bu iki görseli altındaki oklardan da anlayacağınız üzere sanal tur sırasında çektim. Ne kadar da harika yapılar değil mi? Normalde gidilse o kadar yukarıdaki güzelliği bu denli net ve yakından görebilmek pek mümkün olamazdı. Fakat şimdi anahtar tutan bu harika melekleri yakınlaştırarak gayet net ve güzel inceleyebilirsiniz. Bazilika’nın akşamları da nasıl nefis bir görüntüye sahip olduğunu yine aynı link görebilmeniz mümkün.

Vatikan dediğimiz gibi bolca müze, kilise gezebileceğiniz bir ülke. Fakat fazla ilgisi olmayanları da sıkmamak adına buraya sadece linklerini bırakıyorum. Keşfetmek isteyenler turlarına devam edebilirler. Sant’Anna dei Palafrenieri, Apostolic Palace, Casina Pio IV, Cappella di Santa Maria Regina della Famiglia, vd.

Google Earth

    Müzeleri sanal turla gezdik o zaman biraz da sokaklarını keşfetme zamanı. Dijital seyahatlerde bizlere daha gerçekçi ve geniş bir perspektif sunan başka bir program daha var ki benim kullanmaktan en zevk aldığım: Google Earth. Daha önce bilgisayarınıza bir program olarak indirmek zorunda kaldığınız Google Earth, artık web sitesi üzerinden de direk erişime açıldı. Eğer Vatikan’ı bir de Google Earth üzerinden gezmek isterseniz buradan girebilirsiniz.

Aziz Petrus Meydanı Çeşme

Elbette canlı görmek ile online görmek arasında çok fark var diyeceksiniz. Haklısınızda. Oranın havasını soluyamadan, cafesinde bir kahve içmeden ya da bir şehrin sokaklarında kaybolmadan o şehri gezmiş sayılınmaz. Fakat buradaki maksadım oralara gerçekten bir sebep olup da gidemeyen kişilere, mesela pandemi sebebiyle. Bu sebeple sizlere Dijital Seyahatin tadını nasıl çıkaracağınızı anlatacağım “Dünya’nın En Küçük 10 Ükesi” serisi için takipte kalın.