Ve sonsuza dek beraber olmuşlar…

Sanal Tur Görünümü

Hindistan ’da göz zevkine fazlasıyla doyacağımız bir sanal seyahat yaptım. Tabii ki de öncelikle, Hindistan deyince akla gelen ilk yer Taç Mahal’i gezdim. Ardından ise diğer o müthiş tarihin kokusunu içime çektim ve sizlere de bu blog aracılığıyla gönderiyorum. Koca ülke Hindistan’ı tek bir yazı da ele almam mümkün değildi. Bu sebeple Agra ve yakın çevresini ancak gezebildim. Hindistan’ın diğer bölümlerini ise sonraki yazılarımızda ele alacağız.

Gezi sırasında dinlemeniz için bir zamanlar ülkemizde de çokça meşhur olan Awara Hoon şarkısını başlangıç şarkınız yapabilirsiniz. Sonuçta Hindistan ’ı gezip de Awara Hoon’u dinlemeden olmaz. O şarkıdan sonra ise bunu dinleyebilirsiniz.  Açtığınız sanal tur linklerini tam ekran moduna geçirmeyi unutmayın. Hazırsanız başlayabiliriz. 

Kanıtlanmış Bir Dünya Harikası

Tabii ki de bahsettiğim Dünya Harikası, 1983 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine, 2007 yılında ise Dünyanın 7 Harikasından biri olarak listeye giren Taç Mahal. Hindistan sanal seyahatime Taç Mahal’den başlamak en doğru seçim oldu benim için. Çünkü hikayesiyle beni büyüleyen ve küçüklüğümden beri görmeye can attığım bir yapıydı orası. 

Hikayesi demişken

Duymayan yoktur diye düşünüyorum, yine de bir hatırlatma yapmak için kısaca bahsedelim. 

Babür devletinin erkekleri eşlerine çok bağlıymış. Taa Babür hükümdarının şahı Babür Şah’tan tutun da oğlu Hümayun Şah ve tabii ki hepimizin bildiği Hürrem Şah Cihan. Babür’ün, zamanında dedesinin işgal ettiği Hindistan ’a şansını denemek üzere yürüyüşü ve 1526 yılında bildiğimiz Babür devletini kurması, şu an dahi gezebildiğimiz müthiş yapıların ortaya çıkmasına olanak sağlamış. Fakat kendinden çok sonra gelen Şah Cihan, eşi için öyle güzel bir eser yaptırmıştır ki aradan yüzyıllar geçse de hala varlığını ilk günkü ihtişamlığıyla korumaktadır.

Solda Taç Mahal, sağda Agra şehri

Hindistan’ın büyük aşkı

Taç Mahal

Babür İmparatoru Şah Cihan ve eşi Ercümend Banu Begüm Mahal birbirlerini çok severlermiş. “Dünyanın Kraliçesi” anlamına gelen Mümtaz Mahal ismini takmış eşine Şah Cihan. Biz de onun deyişini sürdürelim ve o isimle bahsedelim. Seferlere dahi beraber giderlermiş. İşte yine bir sefer sırasında 14. çocuklarına hamileyken kan kaybından vefat etmiş Mümtaz Mahal. Şah Cihan bir sene eve kapatmış kendini üzüntüden. Çocuklarının desteği ile biraz toparlansa da devlet işlerinden uzaklaşmış ve kendini mimari yapılar inşaa etmeye vermiş. Bunların içinde en önemlisi ise eşi için inşaa ettirdiği muhteşem türbe, Taç Mahal yer alıyor. 

Sonsuzluğun yüzünde bir gözyaşı damlası

Eşinin vefat etmesinin ardından bir yıl sonra bu yapının inşaatına başlamış. Yapının mimarı İstanbul’dan, Mimar Sinan’ın talebesi ve Sultanahmet Camii’nin mimarı İsa Efendi’dir. Söylenene göre yapının içerisindeki yazılar için de yine İstanbul’dan bir hattat gelmiş. Yapıda yakut, safir, zümrüt, pırlanta, inci ve sedef kullanılmış olduğundan dolayı, aydan daha parlak göründüğü söylenilmektedir. Bunların yanı sıra mermerin içine siyah mermer ile Yasin Suresi yazılmış. 20 Bin işçi ve fillerin desteğiyle 20 yılda tamamlanmış bu muhteşem yapı. Yine bir rivayete göre inşaatta kullanılan iskeletlerin sökülmesinin 5 yılı alacağını duyunca Şah Cihan, iskeleyi oluşturan taşları sökenlerin, o taşlara sahip olabileceği fermanını vermiş. Böylece iskele bir gecede sökülmüş. Şah Cihan yapının karşısına aynısının siyahını kendi matemi için yaptırmayı istese de bu sefer oğlu, ülkenin fakirleştiğini görerek karşı çıkmış ve onu tahttan indirmiş. Ömrünün sonuna kadar Taç Mahal manzaralı bir odada hapis tutulmuş. Ölüm döşeğinde dahi önüne ayna koyulmasını isteyerek Taç Mahal’i seyretmeye devam etmiş. Vefat ettiğinde de çok sevdiği eşinin yanına gömülmüş ve sonsuza dek beraber olmuşlar. 

Bir kaç bilgi daha

  • Mümtaz Mahal ve Şah Cihan’ın lahitleri Taç Mahal’in üst katında, asıl mezarları ise en alt katta bulunuyor.
  • Lahitlerin bulunduğu kubbeli salonda ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahip. 
  • Taç Mahal’in 4 kilometre çevresinde motorlu taşıt kullanmak yasak. Hava kirliliğinin beyaz mermeri çok fazla etkilediği için böyle bir çözüm bulunmuş. 
  • Hindistan, İngilizlerin sömürgesi olduğu zamanlar, Taç Mahal İngiliz valisi tarafından satışa çıkarılsa da borsadaki kriz sebebiyle satamamışlar ki çok da isabet olmuş.
  • Taç Mahal’e gelip de kuru kuru dönülür mü? Tabii ki oradan hediyelik bir şeyler de alacağız. Buyurunuz buradan alışverişinizi yapabilirsiniz.
Soldaki kuşa dikkat

Rehberlik Tamam, Sırada Gezmek Var

Öncelikle Taç Mahal denilince o bilinen müthiş manzarayı görmenizi istiyorum. Buradan gireceğiniz Taç Mahal’in yukarıdan farklı açılarla çekilmiş fotoğrafları, gerçekten de soluğunuzu kesecek cinsten. Bu 360° fotoğrafların ikinci bölümünü de buradan mutlaka gezmenizi tavsiye ederim. Arkada fon müziğinizi açtıysanız ve ekrana odaklandıysanız şu görüntülerden etkilenmemeniz çok zor. Benim istemsizce gözlerim doldu bu müthiş güzellikler karşısında. En güzeli de belki normalde göremeyeceğiniz alanları da bu sayede görebiliyoruz. Mesela kuş bakışı Taç Mahal’i izlerken solda kartal benzeri bir kuşun uçtuğuna denk geldim. Bu kadar yakından ve net olarak onu görebilmek gerçekten paha biçilemezdi. Fotoğraf kalitesinin bu kadar mükemmel olması da ayrı şans tabii. Yapının arka tarafını ise buradan görebilirsiniz. Yukarıda anlattığım gibi müthiş bir işçiliği ve sedef kakmacılığı var. Bu işçiliği daha yakından görmek isterseniz buradan inceleyebilirsiniz. 

Nirvanaya giden yol 🙂

Perspektif sever misiniz? Çünkü şimdi harika bir perspektif geliyor. İnanıyorum o an orada olsanız kameranızı ya da telefonunuzu hemen elinize almıştınız. Sizi daha fazla meraklandırmadan linki buraya bırakıyorum o zaman. Özellikle işlemeciliği daha net görebilmek için yakınlaşıp inceleyebilirsiniz. Burası Ana giriş kapısı ile Taç Mahal arasındaki giriş oluyor. Yani ana kapıdan hemen göstermiyor müthiş yapı kendini. 

Bir de Google Earth’ün imkanlarından faydalanalım. Bu linke girdiğinizde göreceğiniz oklarla istediğiniz yöne ilerleyerek Taç Mahal’in bahçesini ve çevresini detaylıca gezebilirsiniz. 

Mutlu Son

Sıra geldi bu iki ölümsüz aşk, Şah Cihan ve Mümtaz Mahal’in mezarlarına. Üst katta bulunan lahitlerine buradan, alt katta bulunan ve girişin yasak olduğu gerçek mezarlarının bulunduğu odaya da buradan girebilirsiniz. 

Her köşesinin ayrı güzel olduğu Taç Mahal, huzur bulacağınız bahçelere sahip. Buradaki linkte önce Hintli bir amca göreceksiniz. Tam da fotoğraflık oturuyor orada. Şimdi ekranı yavaşça sağa kaydırın ve ağaçların arasından süzülen ışık hüzmesinin keyfini çıkarın. Hemen altında bulunan huzur yolundan ise nirvanaya ulaşacaksınız. Tabii son kısımda mübalağa sanatını kullansam da fotoğrafa bir süre bakmanız dahi içinizi açacaktır.   

Tüm bunlara ek olarak, bir rehberle burayı gezmek isterseniz buyurunuz, farklı açılarla detaylandırmak isteyenler sizler de buraya buyurunuz

Bebek taç

Bu ismi ben takmadım. Gerçekten de Taç Mahal’in bir benzerinin yine Agra şehrinde olduğunu biliyor muydunuz? Buyurun buradan bebek Taç Mahal’i gezebilirsiniz. 

Hayalet Şehir 

Şimdi Taç Mahal’den hızlıca, yine Agra’da bulunan Fatehpur Sikri’ye gidiyoruz. Fatehpur Sikri, Zafer Şehri anlamına geliyor. Adında yakalamışsa da benliğinde zaferi yakalayamamış bir şehir. Çünkü 400 yıl önce Ekber Şah tarafından yaptırıldıktan bir süre sonra kentin su kaynaklarının yetersizliğinden kenti terk etmek zorunda kalınmış. Şimdilerde turistlerin uğrak yerlerinden olan bu kasaba, 400 yıllık yalnızlığını ve kültürel değerlerini hala sımsıkı taşıyor. İçerisinde birçok anıt, tarihi yapı ve saray bulunduran Fatehpur Sikri’yi sanal olarak buradan ve buradan gidebilirsiniz. Okları takip ederek tüm kısımlara girebilirsiniz. 

Fatehpur Sikri

Maymunlar Sarayı

Agra’ya gelmişken Jaipur’a ve oradaki Galtaji tapınağı’na uğramadan geçmeyelim. Ülkenin her yerinden insanlar tarafından sıklıkla ziyaret edilen bir Hindu hac yeridir. Burada tepeden aşağıya doğru akan doğal bir kaynak vardır. Bu kaynaktan çıkan su çok kutsal sayılan birçok su tankını doldurur ve tapınağı ziyaret eden hacılar bu dindar suda yıkanırlar. Burada çok fazla maymun olduğu için Maymunlar Tapınağı olarak da anılıyor. Hindular bu tapınağı 18. yüzyılda pembe kum taşından yapmışlar. Bu sebeple bir ibadet yerinden çok saray gibi görünmektedir. Tapınağı buradan gezebilirsiniz. İşlemeleri daha yakından incelemek isterseniz de buradan girebilirsiniz. Maymunlar Sarayı, Hindistan ‘da Taç Mahal’den sonra ilgimi çeken ikinci yer oldu diyeceğim ama gezim devam ettikçe bu sıra hayli değişecektir. Fakat Taç Mahal’im daima birinci sırayı korur.

Maymunlar Sarayı

Müze

Hindistan ‘ın birçok yeri tarihi, birçok yeri görülmesi gereken yerler ve birçok yeri canlı müze. O sebeple ister eski şehirleri gezerek geçmişe gidin ve o duyguyu yaşayın isterseniz de yine içerisinde oldukça tarihi eser bulunduran müzeleri ziyaret edin. İkisini de yapmanız tercihimdir. Hindistan ’daki sanal müzeleri buradan gezebilirsiniz. 

Ganj

Araştırmalara göre Ganj Nehri, dünyanın en kirli 5 nehri arasında yer alıyor. Google Earth üzerinden kutsal şehir Varanasi’nin Ganj Nehri ile birleşimini sanal olarak gezdim. Orada gördüğüm ise bazı kesimlerinin gerçekten çok fazla kirli olduğuydu. Bazı bölgeler ise bir o kadar da temizdi. Bu durumu şöyle yorumladım, Hindistan ‘da devam eden kast sistemi ile birlikte halk arasında uçurum denilebilecek bir hiyerarşi ve ekonomik ayrıcalık var. Böylece zenginlerin olduğu yerler gayet temiz iken, normal halkın bulunduğu bölüm ise tam tersi.

Ganj Nehri Kıyısı
Ganj Nehri

Hinduizm inancına göre ne olursa olsun Ganj Nehri’nin kirlenemeyeceği inancı vardır. Hindular nehri Tanrıça Ganga’nın kişileştirilmiş formu olarak kabul ederler ve bu nedenle insanlar nehre taparlar. İnançlara göre belirli günlerde nehirde yıkanmak günahların affedilmesi ve tövbelerin kabul görmesini sağlar. Hinduizm’deki ölü yakma geleneği nedeni ile birçok insan binlerce kilometre yol kat ederek yakınlarının küllerini bu nehre serperler. 2013 yılı Kumb Mela festivali kapsamında 10 Şubat günü 30 milyon insan toplanmıştır. Bu günde yıkanmanın günahları sileceğine ve ruh ile bedene fayda sağlayacağına inanılır. Üstelik bu ayinler sebebiyle suda yıkanma ve içmelerinden dolayı sarılık, tifo gibi birçok hastalık kapmaktadırlar. Çevresinde yaşayan insanlar ise bu mikroplara bağışıklık kazansa da diğer bölgelere göre nehre yakın olan yerlerde oturanlar kansere daha kolay yakalanıyor. Araştırmalara göre Ganj Nehri, dünyadaki diğer nehirlere oranla organik atığı 15 ila 25 kat daha hızlı çürütebiliyor. Yıllar boyunca nehre akan ülkenin kanalizasyon sistemi, kimyasal zehirli atıklar ve önceleri atılan çürümüş ölü bedenler; nehrin asiditesini arttırdığı için bu durum gerçekleşiyor diye düşünülüyor. Ganj Nehri kıyılarında yaşayan ve “pandit” olarak bilinen 20 jenerasyon öncesine kadar giden bir grup din adamı, şimdiye kadar nehri ziyaret etmiş herkesin el yazısıyla kaydını tutuyor.

Sanki panoramik bir manzara sunan Ganj Nehri’ni sanal olarak buradan görebilirsiniz. Herkesin elinde telefonlarıyla fotoğraflarını çektiği bu görsel ise hayli manidar geldi. Nehre bir de son olarak buradan bakın.

Bonus

Tüm bunlara ek olarak Agra’da keşfedebileceğiniz birçok yer sizi bekliyor. Agra Kalesi, Chini-Ka-Roza, Akbar’ın Mezarı, Yamuna Nehri ‘ni de gezebilirsiniz.

Yazının başında da dediğim gibi Hindistan’ı tek bir bölüm yapmak oraya saygısızlık olurdu. Bu kadar büyük bir ülke ve bu kadar gezilecek yerleri barındıran bir yere daha fazla ve ayrıntılı gezmek gerekir. Bu sebeple Hindistan yazımızın sadece Agra ve çevresinden ibaret saymayın. İleriki bölümlerde diğer şehirleri de gezeceğiz. Bir sonraki Hindistan yazımıza kadar da kendinize dikkat edin.