Eğer evrenin sırlarını öğrenmek istiyorsanız; enerji, frekans ve titreşim kavramlarıyla düşünün, der büyük üstad Nikola Tesla. Enerjik insanları sever misin? Peki ya doğadaki yansımalarını izlemeyi? Bugün seyahat edeceğimiz yer doğadaki enerjinin bizlere sunduğu olağanüstü bir güzellik olacak. Fakat öncelikle biraz başlıkta verdiğimiz tanımları detaylandıralım. Aurora; kutup bölgelerinde gökyüzünde görülen, yeryüzünün manyetik alanı ile Güneş fırtınalarının uzaya yaymış olduğu yüklü parçacıklarının etkileşmesi sonucu oluşan ışıklardır. Bu manyetik ve elektriksel güç birbirleri ile etkileşimleri sonucu 50.000 volttan 20.000.000 ampere kadar ulaşabilen atmosferik akımlar oluşur. İşte bu da “Aurora’nın Dansı” diyebileceğimiz harika bir doğa görüntüsünü oluşturur. Oksijenden yeşil veya kahverengi, azottan ise mavi veya kırmızı renklerini alması ile muhteşem sihrin de gizemi çözülür. 

   İnsanın vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana ise Auro deniliyor. Bu kelimeye biraz daha aşinayız sanki. Auro atmosfer anlamına gelir. Yani aslında nasıl dünyayı sarmalayan bir atmosfer varsa bizlerin de birer atmosferi vardır. Bu atmosferimiz duygu, zihin ve sağlık durumumuzdan etkilenir.  

   Peki Aurora sanal turu nereden aklıma geldi. En yaygın olarak 23 Eylül tarihi ile 21 Mart tarihleri arasında görülen müthiş doğa olayı için turizm acentaları reklam çalışmalarına bu ara daha fazla bir ağırlık verdi ki benim de karşıma çıktı. Her zamanki gibi buranın da sanal olarak nasıl gezileceğini araştırdım ve bu yazımı sizlerle buluşturdum. Sizi bilmem ama ben şimdilik Lenovo’dan izleyeceğim. İstediğiniz tarihte ve saatte, istediğiniz mekanda bakabileceğiniz, aynı zamanda da ücretsiz olan dijital seyahat etme ayrıcalığından yararlanmak üzeresiniz. Gökyüzünün açık ve temiz olması Aurora’yı görmek için önemliyken bu turda bilgisayarınızın ekranının temiz olması yeterli olacaktır. Sadece, linkleri açınca en büyük konumuna getirmeyi unutmayın. Müzik önerim ise linktedir

Kuzey Işıkları

Halk arasındaki adıyla “Kuzey Işıkları’na” yolculuk yapmaya hazır mısınız?

   İsmini Roma Şafak tanrısından alan Aurora’yı görmek için en iyi yer Kuzey Grönland’daki jeomanyetik kutup boyunca uzanan ‘Aurora oval’ olarak adlandırılan bölgedir. Kuzey İskandinavya, İzlanda, Grönland, Kuzey Amerika’nın kuzeyi ve Kuzey Sibirya’da yıl boyunca izlenebilir. Aurora borealis’in görünme olasılığı, kuzey manyetik kutbuna yaklaştıkça artar. Manyetik kutbun yakınlarında oluşan auroralar tam 90 derecedir. Ancak uzaktan kuzey ufkunu yeşilimsi bir parlaklıkla, bazen de güneş alışılmamış bir yönden doğuyormuş gibi soluk bir kırmızıyla da aydınlatabilirler. Yeryüzünden en az 96 kilometre uzaklıkta meydana gelmektedir ve sıklıkla gündönümlerinde oluşur. İlk Kuzey Işıkları’nı 1619 yılında, Galileo Galilei tarafından görüntülenmiştir. 30.000 yıl önce yaşamış Cro-Magnon’lar, mağara tavanlarına kuzey ışıklarını anlatan resimler çizmiştir.  Eskimolar ise kuzey ışıklarının avladıkları hayvan ruhlarını simgelediğine inanmışlardır. Orta çağda Avrupa’da auroraların Tanrıdan işaretler olduğuna inanılırmış. Bu sebeple de Ruhların Tanrısı adını vermişler.

İç Savaş zamanında Elizabeth Lyle Saxon, Kuzey Işıkları’ndan kötü bir alamet olarak bahsetmiş. Bunun sebebi de bu ışıkların bazı yerlerde çok nadir olarak görülmesi olmuş. Çoğu kişinin büyüleyici bulduğu Kuzey Işıkları’nın Antik Yunan’da olduğu gibi kötü bir anlama yorulmasını idrak etmek zor olsa da ciddi anlamda çoğu kişi çocuklarını ışıkların görüldüğü gecelerde dışarıda oynamamaları konusunda uyarmış. Çünkü Kuzey Işıkları’nın yok olurken çocuklarını da götüreceğinden korkmuşlar. Vikingler ise Kuzey Işıkları’nın dünyayı çevreleyen ateşler veya güneşin yansımaları olduğunu düşünmüş. 

   Şimdi İsviçre’nin Abisko bölgesindeyiz. 2005’te 85 kişilik nüfusa sahip küçük bir köy. Gökyüzünün renk cümbüşü olan gökkuşakları da aslında harika bir doğa olayı. Fakat bulunduğumuz yerde görme olasılığımız daha yüksek olduğundan bizim için olağanlaşmış olmalı.  Fakat yılın büyük bir bölümünde de bu ışıkları görmek ürkütücü olabilir. Yine de oradan kilometrelerce uzakta yaşayan biri olarak sanal da olsa o ortamı hissetmek ilginizi çekecektir diye düşünüyorum.

Bu Corona Farklı Bir Corona

Dünya’nın kuzey ve güney kutupları etrafında bir halka vardır. Gezegenimizde görülen auroranın çoğunun yaratıldığı yer burasıdır. Bazen auroral aktivite zirve yaptığında, aurora çok parlak, yapılandırılmış ve hızlı hale gelir, buna coronal aurora veya corona deniliyor. Coronal auroralar, gökyüzünde oldukça hızlı hareket eden çizgili perdeler olarak görünür. Aurora’nın tabanı size oldukça yakınken sütunların üst ucu birkaç yüz kilometre daha yukarıdadır. Bu, sütunların zirveye yaklaşıyor gibi görünmesini ve bir taç şekli oluşturmasını sağlar. Coronalar en parlak, en hızlı ve en renkli aurolar olmaları sebebiyle aurora gözlemcileri ve takipçileri için nihai bir hedeftir. Bir corona patladığında, orta hızla parlak yeşil ve pembeler arasında titreşir. Genellikle renkleri çıplak gözle görmenize izin verir.

   Abisko’ya gelmişken kuzey ışıklarını görmek haricinde orada birçok aktivite yapabilirsiniz. Sami kültürünü keşfedebilir, köpeklerle ya da ren geyiği ile kızakta sanal tur yapabilir, buz otelde sanal olarak gezebilirsiniz. Mesela bu sanal turdaki 2.29’uncu saniyede, içinde ateş yakılmış harika bir ağaç evin içinde bulacaksınız kendinizi. Oda çok küçük de olsa her yerini mutlaka gezin. Orada yaşayanların da kültürlerine ışık tutuyor. Özellikle kızakta giderken çok eğleneceksiniz. Kendinizi hız treninde hissetmeniz de muhtemel fakat çevrenizdeki manzarada kafanızı döndürdükçe doğanın güzelliğinden büyüleneceğinizden emin olabilirsiniz. Beyazlığın ortasında sadece ren geyiği ve siz. Bunu sanal olarak yaşayacak olmanız bu hissi hiç hissetmeyeceğiniz anlamına gelmiyor.

Hiç kar yağmayan bir şehirde yaşıyorsanız ya da karı çok seviyorsanız bu sanal turda gezmeyi çok seveceksiniz. Üstelik 4K seçeneği ile 2160s görüntü kalitesinde kendinizi direk orada hissedeceksiniz. İzlerken kar görmekten içinize bir titreme gelebilir şimdiden hazırlıklı olun. Sıcak içeceğinizi aldıysanız devam edebiliriz. Çünkü şimdi buz evlerine yolculuğa çıkıyoruz. Bu harika buz yapılarının içinde gezerken büyüleneceksiniz. Her oyuk bir şahaser. Buz oteli değil de sanki buz müzesinde hissetmeniz muhtemel. Hatta spiderman film setine benzer buzdan bir örümcek ağında devasa bir örümcekle uyuyabilirsiniz. Buzdan bir kaburga kemiğinin içinde ya da denizanaları ile birlikte de uyuyabilmek de size kalmış. Tabii ki tek farkla, sanal olarak. Daha fazla deneyim yaşamak isterseniz bu kutup köpekleri sanal turuna katılabilirsiniz. 

Bonus

Sizlere bir de bonus, sadece isim benzerliği olan bu Aurora gemisinde harika bir sanal tur yapabilirsiniz. Benim en beğendiğim bu dublex odalar oldu. Şu harika manzarası bile insanı büyülemeye yetiyor. Odanızdan deniz manzarasına bakıyorsunuz ve sabit bir manzaranız yok, gemi ilerledikçe manzaranızda ilerliyor. Ne kadar şanslıyız ki geminin içini tüm detayıyla çekmişler ve ortaya harika bir sanal tur çıkmış. Açıkçası ben gezerken kafamda hep Titanic vardı. Özellikle güverteyi Titanic’teki güverteye çok benzettim. Sizde Photoshop’da, geminin ucundan kollarınızı açtığınız bir pozunuzu shoplayabilirsiniz.

Kuzey Işıklarını görmek için camdan Iglo‘larda kalmak da çok güzel olurdu. Yattığımız yerden bütün gece gökyüzündeki harika değişime tanıklık ederdik. Fakat şimdi önümüzdeki tek cam bilgisayarın camı. Gidemesek de teknoloji ayağımıza harika bir fırsat getiriyor ve bu şekilde seyahat edebiliyoruz. Fiziki olarak en yakın zamanda oraları gezebileceğimiz günlere…